Sayfalar

16 Şubat 2012 Perşembe

Postacına Dikkat Et!

Bugün hep aklımda olan “Grimm” dizisine başlayarak gerilim dolu anların startını verdim.  Açıkça söylemek gerekirse pilot bölüme göre muhteşem bir giriş olmuş diyebilirim. Oyuncular iyi, sahneler nefes kesici. Biliyorum bu aralar masalsı, fantastik dizilere sardım, çok sık bahseder oldum ama bu diziyi okurlarımla paylaşmamak çok büyük bir haksızlık olur. “Grimm” dizisi hepimizin çocukluğunda çok iyi bildiği Grimm kardeşler tarafından yazılan masalların gerçek ve yaşanmış olduğu iddiasıyla kurgulanmış. Yani Grimm masalları, senaristlerin hayal gücüne göre bir nevi Grimm Kardeşlerin günlüğü gibi bir şey aslında. Ancak arkadaşlar ne yalan söyleyeyim ben bu hayal gücü karşısında şapka çıkartırım.  Gelelim Grimm dizisinin ilk yani pilot bölümünün bende bıraktığı izlenimleri paylaşmaya.
Dizinin ilk 5 dakikası tutuk geldi ancak ne zaman Marie hala ortaya çıktı işte o andan sonra dizi tansiyonu yükseldi.  Marie hala yaşamının sonuna yaklaşmış yaşlı bir kadın. Ancak Grimm soyundan hatta bu soyun en iyilerinden biri diyebilirim. Kötü kurtlarla mücadele eden bir kütüphaneci . Ama ne mücadele! Yaşlı bir kadının dövüş konusunda ki yetenekleri size bir an “ne halalar var be !” sorusunu sorduracak. Sordurmasa bile aklınızdan geçirtecek. O derece yani  . İzlemeye değer. Marie haladan bu kadar bahsedince onu dizinin baş kahramanı sanmayın. Başrolde Grimm soyundan olduğunu yeni öğrenen bir polis var. Kimsenin göremediğini görebilme yeteneği bulunan bu toy Grimm ilk dizi olması sebebiyle henüz yeni konumuna alışamamış gözükecek. Bildiğim kadarıyla Grimm dizisinde her bölümde farklı kötü yaratıklarla mücadele edilecek. Pilot bölümde kırmızı başlıklı kızın hayatını zindan eden kötü kalpli kurtlarımız mevcut.  Kırmızı giyinmiş kızları yiyorlar. Ne yalan söyleyeyim, diziyi izledikten sonra kırmızıdan soğudum.  Kötü kalpli kurtlar, her yerden çıkabiliyorlar. Kimisi kendini disipline etmiş ama ve Grimm’e oldukça yardım ediyor. Her Grimm’in böyle yardımcısı olmalı. Esas kötü kurt ise gerçek yaşamında bir postacı. Düşünsenize postacınız , aslında hain bir kurt ve vahşi boğa misali her gördüğü kırmızılıyı yemek istiyor.  Bundan sonra Postacınıza daha dikkatli bakın. Ha birde kırmızıdan uzak durun . ne olur ne olmaz dimi ama …
Arkadaşlar dip not olarak söylemeden geçemeyeceğim. Dizide çalan  Eurithmics Sweet Dreams şarkısını mutlaka ama mutlaka dinleyin . Bayıldım. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder