Sayfalar

4 Mayıs 2012 Cuma

Blog bana şekil verdi


DiziManyaQ adıyla blog dünyasına adım attığımda ne yalan söyleyeyim aklımda olan tek şey, diziler hakkında doğru bilgilerin olacağı bir alan oluşturmak ve bunu yaparken biraz kafa dağıtmaktı.  Sosyal hayatım pek olmadığı, evde kızım uyuduktan sonra kendimle baş başa kaldığım için dizilere sarmıştım. İzleyecek dizi arayışlarımda ya konuları hakkında bilgi bulmakta zorlanıyordum ya da hit almak uğruna yalan yanlış bilgiler yazan alanlarla karşılaşıyordum. Bu duruma bir son vermeli diye düşünürken yazmaya karar verdiğim blog, beklentimden çok daha farklı alanlara sürükledi beni. Ben ise bu değişimi yüzünde kocaman bir tebessümle izler buldum kendimi. Bloğum harika insanlarla aramda bir iletişim köprüsü oldu. Varlığını neredeyse unuttuğum hoş, duyarlı, ince fikirli, beklentisiz bireylerin aslında azımsanmayacak kadar çok olduklarını gösterdi. Bu anlamda umut verdi. Ben bloğa her geçen gün şekil verirken, derdinden derinden bloğum beni şekillendirdi. Sürekli diziler hakkında yazarken neden böyle bir yazıyı yazma gereğini duyduğumu merak edenler vardır. Bir süredir takip ettiğim, yazılarını keyifle okuduğum dayatmalarda kayboluş'un yazarı tavrıyla, yaklaşımıyla beni o kadar duygulandırdı ki bunu yazmasam olmayacaktı. Beni takip edenler bir kızım olduğunu bilirler. Kızım 8 yaşında. Okumaya, yazmaya, dinlemeye, araştırmaya meraklı, belgesellerden keyif alan, merak ettiği her şeyi Google amcasına sormayı adet haline getimiş, büyüyünce doğa bilimci olup çevresine faydalı olmak isteyen ama aynı zamanda belgesellerde bol bol izlediği Afrika'nın doğa yapısından korkan bir çocuk. 23 Nisan'da harika bir etkinlikte yer alıp, bloğumu o güne özel kızıma bıraktım. İşte Dayatmalarda Kayboluş ile yollarımızın kesişmesi bu şekilde oldu. Beni tanımayan, kızımı bir kez olsun görmemiş, belkide aramızda kilometrelerce mesafe olan dayatmalarda kayboluş, kızımı yazmak konusunda yüreklendirdi. Yazdığı taktirde okunacağını hissettirdi, yorum yazdı, yanında olduğunu yer yorumunda dile getirdi. Kızım 23 Nisan'dan bu yana blog yazmaya yavaş yavaş ısındı ama bir türlü klavye başına geçmedi. Bugüne kadar. Blog yazanlar bilir. Şu sıralar bloglar arası bir ödülleşme durumu var. Çok Yönlü Blogger ödülü. Keyifli bir etkinlik ve Dayatmalarda Kayboluş, hiç beklemediğim bir şekilde yayını bile olmayan kızıma bir ödül verdiğini duyurdu. Bunu gördüğünde kızımın mutluluğu o derece yoğun oldu ki yüzü aydınlandı. (Bu mutluluk anı bile bu yazıyı kaleme almaya yeterdi) Hemen bloğunun başına oturdu ve Maymun Tontiş öyküsünü yazdı, hevesle uygun resim seçti ve yayınladı. Şimdi her an yorum alıp almadığına ve izleyici sayısına bakıyor. Yazmaya zaten hevesliydi ama bu hevesi eyleme dökmesinde dayatmalarda kayboluş bloğunun yazarının gerçek bir payı var. Blog yazmaya heveslenmesinin yanısıra az önce bir yorumuyla kızıma yeni bir coşku daha vermiş bulunmakta kendisi. Sanal doğum günü partisi :) Farketmişsinizdir kendisinden bahsederken sürekli bloğunun ismiyle hitap ediyorum çünkü kendisinin ismini bile bilmiyorum. Dünyada hala beklentisiz destek veren, küçük bir insanı heveslendirerek ona yeni bir dünya açmak için bir adım atmaktan yüksünmeyen insanların varlığını bana yeniden hatırlattığı için kendisine çok teşekkür ederim.

4 yorum:

  1. beni duygulandırdın.. çok teşekkür diyorum güzel sözlerin için.

    çocuklar tanrının bize bir armağanı onlar hepimizin çocukları..onları mutlu etmk, yüzlrindki o tebessümü görmek için bizim yapacaklarımız çok minik şeyler aslında.. ama onlardan dönüşü öylesin dünyayı aydınlatan bir ışıltı ki.. başka hiç ama hiç bir şey o ışıltıyı veremez..

    ve ben onların ışıltısını yaşadığım zaman dünya bana daha güzel geliyor..

    senin ufaklık bana o mutluluğu o dünyanın çirkinliklerinden uzak masum huzuru verdi..

    aslında benim ona ve sana teşekkür etmem gerek..

    keşke hepimiz çocuk ruhuyla kalabilseydik..
    sevgiyle kalın ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuk ruhuyla kalabilme fikri o kadar cezbedici ki anlatamam :)yazdığıklarımda eksik var fazla yok.. O kadar duygulandım ki duygularımı tam anlamıyla ifade edecek kelimeleri biraraya getirmekte biraz güdük kaldım. Şimdi uyuyan Mini eminim sabah kalkar kalkmaz önce kendi bloğuna ardından senin bloğuna göz atacaktır. Görmeden sevmeyi öğrendi. Kaç zamandır Senden, Biricit'ten ve Bitter Tanesi'nden bahsetmeden geçirdiği bir günü yok :))
      Bizden de sevgiler

      Sil
  2. Mini'ye selamlar. Blogu hayırlı olsun.
    Siz O'nu anlattınız ama ben kendimi gördüm. :) sevindim kendi adıma.
    Çok güzel yazmışsınız. Dizilerin arasına da yakıştı. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben zaten kızımı sana pek bir benzetiyorum sana da yazmıştım :) Çok teşekkür ederim

      Sil